Toplumda baş ağrısı deyince ilk akla gelen sinüzittir. Fakat yapılan çalışmalar aslında bunun böyle olmadığını söylemektedir. Sinüzit, total baş ağrılarının %5-10`unu oluşturmaktadır. Ayrıca müzmin (kronik) sinüzit de baş ağrısı yok denecek kadar azdır. Sinüzite bağlı baş ağrısı yeni başlayan (akut) sinüzitte görülür.
Sinüzitte baş ağrısından önce burun tıkanıklığı, sarı-yeşil renkli burun akıntısı, gözlerde ve şakakta dolgunluk, öksürük, geniz akıntısı gibi şikayetler gelir. Baş ağrısının lokalizasyonu da çok önemlidir. Şakak sinüslerinde ağrı şakaklarda hissedilir, yanak sinüslerinde ağrı göz altlarında burun kökünde ve yüzde hissedilir. En arka sinüs (sfenoid sinüs) ağrısı ise ensede hissedilir.
En Sık Görülen Baş Ağrıları
1- Sinüs hastalığı ile direkt ilişkisi olan baş ağrıları
2- Sinüs hastalığı dışında nedeni bilinen baş ağrıları
3- Nedeni bulunamayan baş ağrıları
Baş ve yüz ağrıları nedeni ile KBB’ye gelen hastaların çoğunda baş ağrısı damarsal kökenlidir. Sinüs (ostiumları) ağızları ağrıya hassastır. Buna karşı sinüslerin içini döşeyen mukoza ağrıya karşı duyarsızdır. Sinüs ağrıları sinüslerin ostiumları tıkandığında hissedilir hale gelir.
Konkalarda (burun etleri) ileri derecede ağrıya hassas dokulardır. Genellikle burun ve sinüs hastalıklarından kaynak alan ağrılar baş arkasına ve enseye yansırlar. Sinüs içindeki basınç sadece başta bir dolgunluk hissi ortaya çıkarır. Özellikle alt burun etlerinde streslerin, yorgunlukların, endişe ve ruhsal durumların ortaya çıkardığı damarsal değişiklikler konkalarda ağrı nedeni olurlar.
Burun orta bölmesi (septum) eğriliklerinde ağrının nedeni, eğriliğin konkalara (burun etlerine) baskısıdır ki buna temas baş ağrısı denir. Bu baskı önde olduğunda çoğunlukla yüz bölgesinde hissedilir. Yukarıda olduğunda alın bölgesinde, arkada olduğunda gözlerin arkasında duyulur.
Bu şekilde baş ağrısının derecesi, baskının ve tıkanıklık derecesi ile orantılıdır. Kişinin yattığı taraftaki burun etleri yer çekimi etkisiyle kan ile dolarak şişer ve eğer etlerin şiştiği tarafta bir de burun orta bölmesinde eğrilik varsa kişide bu tarafta bir baş ağrısı da ortaya çıkacaktır.
Hasta aksi yöne yattığında bu baş ağrısının olmadığını söyler. Bu kişilerde çarpık orta bölmeyi düzeltmek ve etleri gerekli ilaçlarla büzmek baş ağrısını ortadan kaldırır.
Sinüzit Nedir? Sinüsler Neden Ağrıtır?
Sinüsler; alın, yanak, göz çevresi ve burun köprüsü civarında bulunan, içi hava dolu boşluklardır. Bu boşlukların iç yüzeyini kaplayan mukoza tabakası; enfeksiyon, alerji veya tahriş gibi nedenlerle şişip iltihaplandığında sinüzit ortaya çıkar. Mukoza şiştiğinde sinüslerin burun içine açılan kanalları daralır, içerideki salgı yeterince boşalamaz ve biriken salgı basınç hissi yaratır. İşte birçok kişide “başım ağrıyor” hissi, aslında bu basınç ve dolgunluktan kaynaklanır.
Ancak her alın ağrısı veya göz çevresi baskısı sinüzit demek değildir. Çünkü migren de benzer bölgelerde hissedilebilir; hatta bazı migren ataklarında burun tıkanıklığı, göz yaşarması ve yüz hassasiyeti gibi belirtiler görülebilir. Bu da karışıklığı artırır.
Her Baş Ağrısı Sinüzit midir?
Baş ağrısı tek başına sinüzit tanısı koydurmaz. Günlük hayatta en sık görülen baş ağrıları genellikle sinüzit dışı sebeplerle ilişkilidir. Örneğin gerilim tipi baş ağrısı; stresli dönemlerde, uzun ekran süresinde, boyun-omuz kaslarının gerildiği zamanlarda daha sık çıkar ve çoğu kişi bunu “sinüslerim dolu” diye yorumlayabilir. Migren ise çoğu zaman ataklar hâlinde gelir ve bazen burun semptomları ile birlikte olduğu için “sinüzit sandım” cümlesini sık duyurur.
Sinüzit baş ağrısını ayırt ederken tek bir belirtiye değil, bir “pakete” bakmak gerekir: ağrının şekli, süresi, eşlik eden burun şikâyetleri, ateş-halsizlik, koku kaybı gibi ipuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Sinüzit Baş Ağrısı Nasıl Bir Ağrıdır?
Sinüzite bağlı ağrı genellikle zonklamadan çok basınç ve dolgunluk şeklinde tarif edilir. Alın bölgesinde ağırlık, göz çevresinde doluluk, yanaklarda hassasiyet ve bazen üst dişlere vuran bir sızı görülebilir. Bazı kişilerde öne eğilince ağrının belirgin şekilde artması tipiktir; çünkü pozisyon değişimi sinüs içindeki basıncı etkiler.
Ağrı çoğu zaman burun tıkanıklığıyla el ele gider. Koku alma duyusunda azalma, geniz akıntısı, boğazda doluluk hissi de tabloya eşlik edebilir. Buna rağmen, tek başına “önde ağrı var” demek sinüziti kesinleştirmez; çünkü migren de alın-göz çevresinde yoğunlaşabilir.
Sinüzit Türleri Baş Ağrısını Nasıl Etkiler?
Sinüzit her zaman aynı şekilde seyretmez. Akut sinüzit genellikle bir nezle/grip sonrası gelişir ve birkaç hafta içinde düzelme eğilimindedir. Ağrı daha belirgin olabilir, burun akıntısı koyulaşabilir, bazen ateş eşlik edebilir. Kronik sinüzit ise daha uzun süreli bir tablodur; kimi zaman baş ağrısı keskin değildir ama sürekli bir dolgunluk, tıkanıklık, koku azalması gibi yakınmalar ön plandadır. Kronik sinüzitte “her gün ağrım var” yerine “yüzüm dolu, nefesim tıkalı, kafam sisli” gibi ifadeler daha sık duyulur.
Sinüzit Tanısı Nasıl Konur?
Sinüzit tanısında en değerli şey iyi bir öykü ve muayenedir. KBB hekimi burun içini değerlendirir; gerekirse endoskopik muayene ile burun içinde polip, yoğun akıntı veya anatomik darlık olup olmadığına bakar. Bazı durumlarda görüntüleme (özellikle sinüs BT) istenebilir. BT her baş ağrısında şart değildir; ama kronik şikâyetlerde, komplikasyon şüphesinde ya da cerrahi planlamada yol gösterici olabilir.
Burada önemli bir detay var: Her görüntüleme bulgusu “hastalık” demek değildir. Bazen sinüslerde hafif mukozal kalınlaşma görülür ve kişi bunu “sinüzitim var” diye yorumlar. Oysa klinik tabloyla uyumlu değilse bu bulgular tek başına anlamlı olmayabilir. Bu yüzden raporu, şikâyetlerle birlikte değerlendirmek gerekir.
Sinüzit Baş Ağrısı Nasıl Geçer? Tedavide Neler Öne Çıkar?
Tedavi, sinüzitin nedenine göre değişir. Viral enfeksiyon kaynaklı durumlarda çoğu kez destek tedavisi yeterli olur. Alerji varsa alerji yönetimi önem kazanır. Bakteriyel enfeksiyon düşündüren durumlarda ise hekim uygun görürse antibiyotik planlanabilir. Burun içi ödemi azaltan spreyler, tuzlu su uygulamaları, bol sıvı tüketimi ve istirahat çoğu hastada rahatlama sağlar.
En kritik noktalardan biri şu: Her sinüzit atağında antibiyotik gerekmez. Gereksiz antibiyotik hem kişiye fayda sağlamaz hem de direnç sorununu artırır. Bu nedenle ilaç seçiminde “komşunun ilacı iyi gelmişti” yaklaşımı yerine muayeneye dayalı planlama tercih edilmelidir.
Evde Sinüzit Baş Ağrısı İçin Neler Yapılabilir?
- Bol su içmek ve kafeini abartmamak (mukusun incelmesine yardımcı olur)
- Tuzlu suyla burun yıkama veya tuzlu su spreylerini düzenli kullanmak
- Ilık duş veya uygun yöntemle buhar uygulaması yapmak (burun içini rahatlatabilir)
- Bulunduğunuz ortamın havası çok kuruysa nem dengesini sağlamak
- Sigara dumanı ve keskin kokulardan uzak durmak (mukozayı tahriş edebilir)
- Uykuda başı biraz yükseltecek şekilde yatmak (geniz akıntısı ve dolgunluk hissini azaltabilir)
Şikâyetler uzuyorsa veya kötüleşiyorsa evde yöntemlerle oyalanmak yerine değerlendirme almak daha doğru olur.
Sinüs Hastalığı Dışında En Sık Görülen Baş Ağrıları
Gerilim tipi baş ağrısı: Baş ağrısı daha çok şakaklardadır. Süreklilik vardır, özellikle buradaki kasların spazmı ile oluşur.
Migren: Ataklar halinde gelir. Ağrı ile beraber bulantı, kusma, gözlerde ışık huzmesi olabilir. Işığa ve gürültüye duyarlılık vardır. Çoğunlukla tek taraflıdır.
Küme baş ağrısı: Çoğunlukla tek göz etrafında veya arkasında hissedilir. Baş ağrısıyla beraber gözlerde yaşarma veya burun akıntısı vardır.
Aslında, sinüzit olduğu düşünülen baş ağrıların çoğunluğunu damarsal ağrılar oluşturur.



